Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, baba oldu!

Facebook hesabından kızı Max’in dünyaya gelişini eşi Priscilla Chan’la anons eden Zuckerberg, kutlama için bir de uzunca bir mektup yayınladı. Kızlarının nasıl bir dünyada yaşamasını istediklerini ve dileklerini anlattıkları mektupta, bomba etkisi yaratan bir açıklama da var: Zuckerberg, Facebook hisselerinin %99’unu- yani; 45 milyar dolara isabet eden oranı- hayır işlerine bağışlıyor!!!

Kısaca adı Max olan Maxima için başlatılan girişimin tam adı da; çiftin soyadlarından oluşan; Chan Zuckerberg Vakfı. Oluşumun amacı; sivil toplum örgütlerine para aktararak, insan potansiyelini arttırmak, çocuklar arasında gelecek nesillerde eşitliği çoğaltmak, hastalıkları tedavi etmek, kişiselleştirilmiş eğitimi çoğaltmak, insanları bir araya getirmek ve güçlü topluluklar yaratmak.

Olağanüstü onurlu bir iş yapan Zuckerberg ve eşi, bu yaptıklarının, bu alanda çalışan insanların yetenekleri ve tüm kaynaklarla kıyaslandığı vakit, sadece ufak bir adım olduğunu ama diğer insanlarla bu yolda yürümek istediklerini ve ne yapabiliyorlarsa yapacaklarını dile getirmeyi unutmayacak kadar alçak gönüllü ve samimiler.

Zuckerberg, zaten bilinen bir hayırsever. Mevzu yardım oldu mu; insan için temelde elzem olan alanlar; insan sağlığı ve eğitim oldu mu, yardımda hep öncü. Ebola sorunu için 25 milyon dolar verdi, New Jersey devlet okullarına 100 milyon dolar yardım yaptı, devlet okullarında sadece hızlı internet için 20 milyon dolar, San Francisco hastanesine 75 milyon dolar hibe etti.

…..

Şimdi, tam da diledikleri gibi, tüm insanları şimdiden bir araya getirmeyi başaran ve umut aşılayan Zuckerberg’in Facebook’ta kızı için yazdığı notu sizlerle paylaşmak istiyorum:

mark-zuckerberg-mektup

 

 

Priscilla ve ben, kızımız Max’e bu dünyaya hoşgeldin demekten çok mutluyuz!

Onun doğumu nedeniyle, nasıl bir dünyada büyümesini istediğimize dair bir mektup yazdık.

Bizim kuşağımızın insan potansiyelini arttırıp, eşitliği çoğaltabileceği bir dünya bu- hastalıkları tedavi ederek, kişiselleştirilmiş eğitim sağlayarak, temiz enerji yaratarak, insanları bir araya getirerek, güçlü topluluklar yaratarak, fakirliği azaltarak ve eşit haklar sağlayarak. 

Biz, tüm çocuklar için bu dünyanın yaratılmasına yardım etmek adına üzerimize düşen görevi yerine getirmeye söz veriyoruz.  Bu dünyayı sonraki kuşaklar için daha iyi hale getirmek için çalışanların arasına katılmak amacıyla, hayatımız boyunca Facebook hisselerimizin %99’unu- (şu anda 45 milyar dolar olan)- bağışlayacağız.

Bu topluluktaki herkese sevgileri ve hamilelik boyunca gösterdikleri destek için teşekkür ederiz. Bize, hep beraber, Max ve diğer çocuklar için bu dünyayı kurabileceğimize dair umut verdiniz.

 

Bitmedi. Zuckerberg çifti notun ardından kızlarına uzun da bir mektup yazdılar. Adeta bir manifesto niteliğinde!

Tüm ABD bu mektupla çalkalanmakta, Facebook’ta akın akın paylaşılmakta. Çünkü Chan-Zuckerberg çiftinin mektubu adeta tüm insanlığa ders niteliğinde: uzun vadede plan yapmadan, en güçlü liderlerin ve karar vericilerin desteklenmesi gerektiğinden, yardım ettiğimiz insanlarla direkt temasa geçmemiz gerektiğinden ve teknolojinin gücünü değişim için çok iyi kullanmamız gerektiğinden bahsediyor.

Mektuba ilk yorum; Melinda Gates’ten geldi (Bill Gates ve kendisi adına), ardından Shakira, Arianna Huffington, Peter X. Deng (Instagram Ürün Müdürü), Gavin Newsom (politikacı) ve daha birçok isim tebrik mesajlarını Facebook’tan ilettiler.

467500684.jpg.CROP.promovar-mediumlarge

Mektubun tamamını Kafa Tech okuyucuları ile paylaşıyorum. Öylesine umut aşılayıcı, insani ve samimi….

 

Sevgili Max,

Annen ve ben, bize gelecek için verdiğin umudu tarif edecek kelimeleri bulamıyoruz. Hayatın, vaat dolu ve ümit ediyoruz ki onu tam anlamıyla keşfedebilmen için mutlu ve sağlıklı olursun. Bize şimdiden yaşamanı istediğimiz dünyaya tüm isteklerimizi yansıtmamız için sebep verdin.

Tüm ebeveynler gibi, bizimkinden daha iyi bir dünyada büyümeni istiyoruz.

Manşetler çoğu vakit kötüye odaklanırken, birçok alanda dünya aslında daha iyiye gidiyor. Sağlık, gelişme kaydediyor. Fakirlik, azalıyor. Bilgi, çoğalıyor. İnsanlar, bir araya geliyorlar. Her sahadaki teknolojik ilerleme, senin hayatının önemli ölçüde bizimkinden daha iyi olması gerektiği anlamına geliyor.

Biz bunu yapmak için üstümüze düşeni yapacağız ama sadece seni sevdiğimiz için değil, aynı zamanda sonraki kuşaktaki çocuklara da ahlaki bir sorumluluğumuz olduğu için.

Tüm hayatların eşit değerde olduğuna inanıyoruz ve bu, gelecekte şimdikinden daha fazla yaşayacak olan insanı da kapsıyor. Toplumumuzun bu dünyaya gelecek olanların hayatlarının değerini arttırmak için de yatırım yapma zorunluluğu var, sadece şu an bu dünyada olanlar için değil.

Ama şu anda kaynaklarımızı her zaman birlik olup, en büyük olanaklara ve sizin neslinizin karşılaşacağı problemlere doğrultmuyoruz.

Hastalığı düşün. Bugün toplum olarak iyileştirme için araştırmaya harcadığımızdan 50 katı daha fazla para harcıyoruz ki, evvela hasta olmayasınız.

Tıp, 100 yıldan az bir zamandır gerçek bir bilim ve birçok hastalık için tamamen iyileştirme ve diğerleri için de ilerleme gördük. Teknoloji hızlandıkça da, gelecek 100 senede, hastalıkları önleme, iyileştirme ve düzenleme için fırsatımız var.

Bugün insanlar 5 şeyden ölüyorlar- kalp krizi, kanser, inme, nörodejeneratif hastalıklar ve bulaşıcı hastalıklar- bunlar ve diğer problemler üzerinde daha hızlı ilerleme kaydedebiliriz.

Sen ve senin kuşağındaki çocukların hastalıktan çekmeyeceğini fark ettiğimiz zaman, birlik olarak, yatırımlarımızı geleceğe döndürebiliriz. Annen ve ben, kendi payımıza düşeni yapmak istiyoruz.

Hastalıkları iyileştirmek zaman alacak. 5 veya 10 sene gibi kısa vadede, fazla yol katediyormuşuz gibi gözükmeyebilir. Ama uzun vadede, bugün ektiğimiz tohum büyüyecek ve bir gün sen ve senin çocukların bugün için sadece hayal ettiğimizi görebileceksiniz: hastalıktan çekmeyen bir dünya.

Bunun gibi birçok olanaklar mevcut. Eğer toplum, enerjisinin daha fazlasını bu meydan okumalara odaklarsa, senin jenerasyonuna çok daha iyi bir dünya bırakacağız.

Sizin kuşak için ümit ettiklerimiz 2 fikre dayalı: insan potansiyelini arttırmak ve eşitliği desteklemek. 

İnsan potansiyelini arttırmak, insan hayatının ne kadar iyi olabileceğine dair limitleri zorlamaktan ibaret.

Bugün bizim yaptığımızdan 100 katı daha fazlasını öğrenip, tecrübe edebiliyor musunuz?

Bizim kuşağımız, sizin daha uzun ve sağlıklı hayatlar yaşamanız için hastalığı iyileştirebilir mi?

Tüm dünyayı birleştirebilir miyiz- ki böylelikle; her fikre, insana ve imkana erişebilesiniz?

Havayı temizleyebilir miyiz, ki; ilerde çevreyi kirletmeden bugün bizim kavrayamayacağımız şeyler üretebilesiniz?

Girişimciliği besleyebilir miyiz, ki; istediğiniz işi kurup, barış ve refah için her türlü meydan okumaya çözüm getirebilesiniz?

Eşitliği desteklemek, tüm bu imkanlara herkesin doğdukları ulus, aile veya şartlara bakılmaksızın ulaşabilmesini sağlamaktan ibaret.

Toplumumuz bunu sadece adalet ve yardım için değil, insanın ileri gitmesini sağlamak için de yapmalıdır.

Bugün birçoklarının sunabileceği potansiyelden mahrum bırakılmaktayız. Tüm potansiyelimizi gerçekleştirmemizin tek yolu, tüm insanların yetenekleri, fikirleri ve katkılarını kanalize etmemizden geçer.

Bizim kuşağımız fakirlik ve açlığı azaltabilir mi?

Herkese temel sağlık yardımını sağlayabilir miyiz?

Herkesi dahil eden ve kabul eden topluluklar oluşturabilir miyiz?

Tüm ulusların insanları arasında barışçıl ve anlayışa dayalı ilişkiler oluşturabilir miyiz?

Gerçekten herkese- kadınlar, çocuklar, yeterince temsil edilmeyen azınlıklar, göçmenler ve toplumla bağlantısı kopmuşlara temsil hakkı verebilir miyiz?

Eğer kuşağımız doğru yatırımları yaparsa, tüm bu soruların cevabı evet olacaktır ve umuyoruz ki, bu senin ömründe gerçekleşir.

Bu misyon- insan potansiyelini arttırmak ve eşitliği desteklemek- bu amaçlar doğrultusunda çalışan herkes için yeni bir yaklaşım gerektirecek.

25, 50 hatta 100 yıllık yatırımlar yapmalıyız. En büyük zorluklar çok uzun zamanlı ufuklar gerektirir ve kısa-vadeli düşünme ile çözülemezler.

Hizmet ettiğimiz insanlar ile direkt olarak temasa geçmeliyiz. İnsanlara, onların topluluklarının ihtiyaçları ve arzularını anlamazsak, yardım edemeyiz.

Değişim yaratmak için teknoloji üretmeliyiz. Birçok enstitü bu zorluklara yatırım yapmaktalar ama çoğu ilerleme, icat üzerinden gelen verimlilik artışından geliyor.

Münazaraları şekillendirmek için politikalarda ve savunmada aktif rol almalıyız. Birçok enstitü bunu yapmaktan yana değil ama ilerlemenin sürdürülebilir olması için eylemlerle desteklenmesi lazım.

Her alandaki en güçlü ve en bağımsız liderleri desteklemeliyiz. Bir misyon için bizim yapmaya çalıştıklarımıza kıyasla, o alandaki uzmanlarla çalışmak her zaman çok daha faydalı.

Yarının dersini almak için bugün risk almalıyız. Bu bilgilenme sürecinde daha başlardayız ve denediğimiz birçok şey işe yaramayacak ama dinleyeceğiz, öğreneceğiz ve gelişmeye devam edeceğiz.

Felsefemizi, kişiseleştirilmiş eğitim, internet erişimi, topluluk eğitimi ve sağlık konuları şekillendirdi.

Bizim kuşağımızda şahsi ilgilerimiz veya ihtiyaçlarımız ne olursa olsun, hepimiz aynı şeyleri aynı hızda öğrendik.

Sizin kuşağınız, olmak istediğinizi belirleyecek- mesela; mühendis, sağlık çalışanı veya topluluk yöneticisi gibi. En iyi nasıl öğrendiğinizi ve neye odaklanmanız gerektiğini söyleyen teknolojiniz olacak. Sizi en çok ilgilendiren derslerde ilerleyecek ve en zorlu durumlarınızda en fazla yardımı alacaksınız. Bugün okullarda olmayan konuları bile keşfedeceksiniz. Öğretmenleriniz de amaçlarınıza ulaşmanız için gerekli araçlar ve verilere sahip olacaklar.

Daha da iyisi, tüm dünya etrafındaki öğrenciler kişiseleştirilmiş eğitim araçlarını, iyi okullara yakın olmasalar bile, internet üzerinden kullanabilecekler. Tabii ki, herkese eşitlik vermek için teknolojiden daha fazlası gerekecek ama kişiselleştirilmiş eğitim tüm çocuklara daha iyi eğitim ve daha eşit imkan sunmak için ölçeklendirilebilir bir yol.

Biz şimdi bu teknolojiyi üretmek için çalışıyoruz ve sonuçlar hayli ümit verici. Öğrenciler sadece testlerde daha iyi sonuç almıyorlar, ama istedikleri her şeyi yapmak için becerileri ve güveni kazanıyorlar. Ve bu yolculuk sadece başlangıç. Teknoloji ve öğretmenlik, sizin okulda olduğunuz her yıl hızla gelişecek.

Annen ve ben, ikimiz de öğrencilere ders verdik ve bunu gerçekleştirmek için ne gerektiğini biliyoruz. Kişiselleştirilmiş eğitimi benimsemeleri için dünya üzerinde eğitim sektöründe bulunan en iyi liderlerle çalışmak gerekecek. Topluluklarla buluşmayı gerektirecek ve bu yüzden San Francisco Bay Area’daki topluluğumuzla başlıyoruz. Bu, yeni teknoloji üretimini ve yeni fikirler denemeyi gerektirecek. Birçok hata yapmayı ve bu amaçlara ulaşmadan önce bir sürü ders almayı gerektirecek.

Ama bir kere sizin kuşak için yaratabileceğimiz dünyayı anlayabildik mi, toplum olarak, yatırımlarımızı bunu gerçek yapmak hedefiyle geleceğe döndürmemiz gerektiği sorumluluğuna uyanacağız.

Birlikte, bunu yapabiliriz. Ve yaptığımız vakit, şahsa özel eğitim sadece iyi okullardaki çocuklara yardım etmeyecek, internet erişimi olan herkese eşit imkan sağlıyor olacak.

….

Sizin kuşağınız için birçok imkan, herkese internet erişimi sağlamaktan geçecek.

İnsanlar çoğu zaman interneti sadece eğlence ve iletişim aracı olarak görüyorlar. Ama dünyadaki çoğunluk için internet bir yaşam çizgisi olabilir.

Eğer iyi bir okula yakın oturmuyorsan, eğitim sunuyor. Eğer iyi bir doktora yakın mesafede değilsen, hastalıklardan kurtulmak ve sağlıklı çocuklar yetiştirmek için sağlık bilgisi sunuyor. Bankaya yakın oturmuyorsan, finansal hizmetler sunuyor. Eğer iyi bir ekonomik ortama sahip yerde yaşamıyorsan, iş imkanları ve olanaklar sunuyor.

İnternet öylesine önemli ki, her 10 kişiden 1’i onun sayesinde fakirlikten çıkıyor ve yeni bir iş yaratılıyor.

Ama hala- dünya nüfusunun yarısından çoğu- 4 milyar insandan fazlası- internet erişimine sahip değil.

Eğer bizim kuşağımız onlara erişebilirse, milyonlarca insanı fakirlikten çıkarabiliriz. Aynı zamanda milyonlarca çocuğa eğitim imkanı sağlayıp, yine milyonlarca insanın hayatını, hastalıktan uzak tutarak kurtarabiliriz.

Bu da, teknoloji ve işbirliğiyle sağlanabilecek ve yaşam boyu süren bir emek. İnternetin daha ucuz olmasını ve bağlantısı olmayan yerlere de hizmet götürülmesini sağlayacak yeni teknoloji üretilmesini ile olacak. Hükümetlerle, sivil toplum örgütleriyle ve şirketlerle işbirliği yapmakla olacak. Topluluklarla, onların ne istediklerini anlamak için iletişime geçmekle olacak. En iyi yol için iyi insanların farklı fikirleri olacak ve biz başarmadan önce birçok yol deneyeceğiz.

Ama beraber, başarabiliriz ve daha eşit bir dünya yaratabiliriz.

….

Teknoloji, tek başına sorunları çözemez. Daha iyi bir dünya yaratmak, daha güçlü ve sağlıklı topluluklar yaratmakla başlıyor.

Çocuklar, öğrenebildikleri zaman en iyi imkanlara sahip oluyorlar. Ve en iyi şekilde, ancak sağlıklı olduklarında öğreniyorlar.

Sağlık ufak yaşta başlıyor- seven bir aile, iyi beslenme ve güvenli, stabil bir çevre ile.

Erken yaşta travmatik tecrübelere maruz kalan çocuklar daha az sağlıklı akıllara ve vücutlara sahip oluyorlar. Araştırmalar beyin gelişimindeki fiziksel değişimlerin daha düşük bilişsel yeteneğe sebep olduğunu gösteriyor.

Annen bir doktor ve eğitimci, ve bunu birinci elden gördü.

Eğer sağlıksız bir çocukluğun olduysa, tüm potansiyeline ulaşman zor oluyor.

Eğer yemek veya kira derdin oluyorsa ve bunları düşünüyorsan, şiddet veya suç hakkında endişeleniyorsan, o zaman tüm potansiyeline ulaşman zorlaşıyor.

Ten rengin yüzünden, okul yerine hapishaneye gitmekten korkuyorsan, yada ailenin ülkede yaşamak için gerekli legal statüsünden dolayı ülkeden atılıp atılmayacağından korkuyorsan, veya dinin/cinsel yönelimin/cinsel kimliğin yüzünden şiddete maruz kalacağından endişeleniyorsan, o zaman potansiyeline ulaşman zorlaşıyor.

Bu konuların herbirinin birbiri ile bağlantılı olduklarını anlayan kurumlara ihtiyacımız var. Annenin kurduğu yeni okul tipinin felsefesi budur.

Okullar, sağlık merkezleri, ebeveyn grupları ve yerel hükümetlerle işbirliği yaparak ve erken yaştan itibaren çocukların doydukları ve ilgilenildiklerinden emin olduktan sonra, bu eşitsizliklerin birbirleri ile bağlantılı olduklarını anlayabiliriz. Ancak o zaman, elbirliğiyle herkese eşit imkan sağlamaya başlayabiliriz.

Bu modeli sağlamak yıllar alacak. Ama bu da insan potansiyelini arttırmanın ve eşitliği desteklemenin ne yakından bağlantılı olduklarının bir örneği. Bunlardan birini bile istiyorsak, kapsayıcı ve sağlıklı topluluklar oluşturmak zorundayız.

…..

Sizin kuşağınızın daha iyi yaşaması için, bizim kuşağımızın yapabileceği çok şey var.

Bugün annen ve ben, tüm bu sorunları çözmeye yardımcı olmak için, üzerimize düşen küçük görevi gerçekleştirmeye and içiyoruz. Ben Facebook’un CEO’su olmaya daha çok uzun yıllar devam edeceğim ama bu meseleler, başlamamız için senin büyümeni veya bizim daha da yaşlanmamızı bekleyemeyecek kadar önemliler. Genç yaşta başlayarak, ömrümüz boyunca faydalar görmeyi umut ediyoruz.

Sen Chan Zuckerberg ailesinin bir sonraki kuşağını başlatırken, biz de dünya ekseninde insan potansiyelini arttırıp, gelecek nesillerde çocuklar arasında eşitliği çoğaltabilecek adım olan Chan Zuckerberg Vakfını başlatıyoruz.  Başlıca alanlarımız; kişiseleştirilmiş eğitim, hastalıkları tedavi etmek, insanları bir araya getirmek ve güçlü topluluklar yaratmak.

 

Tüm hayatımız boyunca bu misyonu yerine getirmek için Facebook hisselerimizin %99’unu- (şu anda 45 milyar dolar) bağışlayacağız. Bu yaptığımızın, bu alanda çalışan insanların yetenekleri ve tüm kaynaklarla kıyaslandığı vakit, sadece ufak bir adım olduğunu biliyoruz ama diğer insanlarla bu yolda yürümek istiyoruz ve ne yapabiliyorsak yapacağız.

İzinlerimizden döndükten ve yeni aile ritmimizi oturttuktan sonra, gelecek aylarda daha fazla detay paylaşacağız. Bunu neden ve nasıl yapacağımıza dair birçok sorunuz olacağının farkındayız.

Ebeveyn olup, hayatımızın bu yeni bölümüne geçerken, bunu gerçekleştirmeye olanak sunan herkesle minnettarlığımızı paylaşmak isteriz.

Bunu, sadece arkamızda güçlü bir topluluk olduğu için yapabiliriz. Facebook’u kurmak, gelecek nesle dünyayı daha iyi bir yer haline getirebileceğimizi kanıtlamaya dair bir sürü kaynak yarattı. Facebook’taki her üye, bu iş için bir rol oynamakta.

Bu imkanlara ancak uzmanlarımızın- hocalarımız, tüm bu alanları kurmada katkısı olan bir sürü inanılmaz insan ve ortaklarımız- omuzları üzerinde durarak ilerleyebiliriz.

Bu topluluğa ve misyona, sevgi dolu ailemiz, destekleyici dostlarımız ve harika iş arkadaşlarımız ile çevrili olduğumuzdan dolayı odaklanabiliyoruz. Umuyoruz ki siz de hayatınızda böylesine derin ve ilham verici ilişkilere sahip olursunuz.

Max, seni seviyoruz, sana ve tüm çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak için büyük bir sorumluluk hissediyoruz. Sana, bize verdiğin aynı sevgi, umut ve sevinç hisleri ile dolacak olan bir hayat diliyoruz. Senin bu dünyaya ne getireceğini görmek için sabırsızlanıyoruz.

Sevgiler,

Annen ve Baban

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.