İş hayatı, girişim, yeni gelişmeler, ilişkiler vesaire diyerek hayatın inanılmaz hızına kapılmış şekilde ilerlerken, her birimiz, zaman zaman tökezler, yılar veya yoruluruz.

Çünkü çoğu zaman, ideallerimiz ve günlük hayatın stresleri arasında, aslında en önemli şeyi unuturuz : kendimizi.

Kendimizi dinlemeyi unuturuz, kendimizi dinlendirmeyi, içimizde birikenleri dışarıya atmayı unuturuz. Ve bunlar zamanla birikerek, ayaklarımızda kocaman birer ağırlık olmaya başlar ve bizi yavaşlatırlar.

Bazen de, tamamen bizim dışımızda gelişen olaylardan etkilenir, istemediğimiz, zor, stresli, üzücü durumlar içerisinde buluruz kendimizi.

Bunların hepsi hayatın gerçekleri ve bizim de zaman zaman bunları yaşamamız doğal. Ancak sorunlarımızı olumlu birer fikre dönüştürmek, hayatımızı ve memnun olmadığımız parçalarını değiştirmek, bizi hem uzun süreli mutsuzluk ve üretken olamama riskinden korur, hem de sorunlara yaklaşım biçimimizi olgunlaştırır.

İşte bu yazımızda, bu olumlu düşünme pratiğini sağlayacak 9 mantrayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Mantra*, en basit anlamda, kendinize yaptığınız olumlu telkindir.

Sözlerin, özellikle kendi sarf ettiğiniz sözlerin gücünü küçümsememenizi önerir, keyifli bir okuma dilerim;

1. Sorunların üstesinden gelmek için ihtiyacım olan her şeye sahibim.

Sürekli “bunu yapamam” veya “böyle adalet mi olur?” dediğiniz şeyleri düşünmek, mağlubiyet hissi verecektir. Bunun yerine, istediğiniz şeyler için daha ısrarcı olmayı ve halihazırda sahip olduklarınızı düşünün. Hayatta bulunduğunuz bu noktaya kadar geldiyseniz, belli ki bazı yeteneklere, araçlara ve kaynaklara sahipsiniz.

2. Önemli olan, değerlerime bağlı olarak yaşabilmem.

Hoşlanmadığınız, sizden hoşlanmayan, veya fikirlerinizle çelişen insanlar her zaman olacaktır. Bu herkes için geçerli. Ama sizin kimseyi memnun etmek gibi bir zorunluluğunuz yok. Bazı zamanlar, popülerliğinize engel olacak olsa da, kendi değerlerinize göre yaşamanız, öz saygı açısından önemlidir.

3. Başarısızlık, başarıya giden yolun bir parçasıdır.

Başarısız olmak elbette ki hiçbirimiz için keyifli bir şey değildir. Hatta başarısızlık öyle boyutlara varabilir ki, sizi bir daha herhangi bir şeyi denemekten alıkoyabilir. Uzun süreli travmalar yaşamanıza neden olabilir. Fakat her düştüğünüzde bilmeniz gereken şey, kalkmak için harcadığınız enerjinin sizi bir üst basamağa tırmandırdığı gerçeğidir. Her başarısızlığın, ayaklarınızın üstüne daha güçlü ve daha iyi bir şekilde basmanız için bir fırsat olduğunu unutmayın.

4. Elimden gelenin fazlasını yapamam.

Kendinizden sürekli mükemmeli beklemek, faydadan çok zarar getirir. Bu bir iş görüşmesi, yaptığınız bir iş veya ürününüzü ilk kez piyasaya sürdüğünüz gün olsun, “asla hata yapamam” dediğiniz anda, endişeniz tavan yapar ve hata yapmaya eğilimli hale gelirsiniz. Kendinize merhamet etmek, performansınızı zirveye çıkaracaktır.

5. Birkaç yıl sonra, şu an içinde bulunduğum durum o kadar da önemli olmayacak.

Duygusal travmalar, anksiyete veya yılmışlık hissiyatının sonsuza dek sürmeyeceğini kendinize hatırlatmak, geçici problemleri bütün olarak ele almanızı sağlar. Bugün uğruna kendimizi paraladığımız, düşündükçe gözümüze uyku girmeyen şeyler, zaman içerisinde önemini yitirir. Ve geçici problemleri yaşadığınız süreçte bunun farkına varabilirseniz, farklı bir bakış açısı geliştirmiş olursunuz.

6. Düşündüğümden daha güçlüyüm.

Ciddi bir sorun neticesinde işinizde kabul edilemez şekilde başarısız olmanız, çalıştığınız yerden ihraç edilmeniz, iş yeri sahibiyseniz batmanız veya hacizlik olmanız, başa çıkılması çok zor durumlardır. Ancak bu durumlara dair değerlendirmelerinizin; “ben artık bittim, buradan geriye dönüş yok” , “bir daha hiç mutlu/başarılı olamayacağım” minvalinde olması, sizi sadece daha aşağıya çekmeye yarar. Fakat durumlara olumlu yaklaşırsanız, büyük problemler içinizde mevcut olan, fakat daha önce keşfetmediğiniz bir gücü ortaya çıkarabilir.

 

7. Rahatsız hissetmek dünyanın sonu değil.

Konfor alanınızın dışına çıkmamak, çoğu zaman cezbedicidir. Çünkü özellikle bireyselliğin ayyuka çıktığı günümüzde, en çok ihtiyacımız olan hisse; güvende olma hissine sahiptir bu alan. Fakat zorlu zamanlarda veya hayatınızda tıkanmalar yaşadığınız noktalarda, bundan farklı bir yaklaşım sergilemeniz gerekebilir. İçinde bulunduğunuz durumdan çıkabilmek ve bir şeyleri değiştirmek için, korku, utanç, hayal kırıklığı veya benzeri rahatsız hislerle yüzleşmek durumunda kalabilirsiniz.

Fakat bunlarla yüzleşmek dünyanın sonu değildir.

Hatta bu rahatsızlık hissiyle baş etmeyi öğrenmek, yepyeni bir özgüven hissini de beraberinde getirecektir.

8. Nasıl düşüneceğime, hissedeceğime ve davranacağıma ben karar veririm.

Yaşadığınız olumsuzluklar için başkalarını suçlamak, size yardımcı olmaz. Nasıl düşüneceğinize, nasıl hissedeceğinize ve nasıl davranacağınıza karar verebiliyorsanız, mevcut durumda yapılabilecek en iyi ve en kötü şeyi de kendiniz buldunuz demektir. Bunu hatırlamak, hatayı başkalarında aramakla zaman kaybetmek yerine, olumlu yönde değişiklikler yapmanıza olanak sağlayacaktır.

9. İlk defa düşmüyorum, nasıl kalkacağımı iyi bilirim.

Geçmişte üstesinden geldiğiniz sorunlara ve başa çıkamayacağınızı düşünüp, yine de yenmeyi başardığınız zorluklara bakın. Hayat o kadar hızlı akıyor ve o kadar çok uyarıcı var ki etrafımızda, kendimizi güçsüz ve küçük zannediyoruz, iyi yaptığımız, doğru yaptığımız şeyleri unutup, hep hatalarımıza odaklanıyoruz.

Ancak geçmişe baktığımızda, gücümüzün ve başarılarımızın farkına varıyoruz.

Mevcut problemlerinizle baş etmek için bunları hatırlamak faydalı olacaktır.

Elbette ki, bu sözleri tekrarlamak veya kendinizi olumlu yönde motive etmeye çalışmak, tek başına hayatınızı değiştirmeyecek veya sorunlarınızı çözmeyecektir.

Fakat bu sözleri kendinize telkin etmek, daha iyi hissetmenize, kaybettiğiniz gücü geri kazanmanıza ve daha üretken, daha girişken davranmanıza vesile olacaktır.

Nihayetinde, bu sözler sayesinde sadece ruhsal açıdan iyi hissetmeniz bile, sorunlar karşısında durumu eşitlemenize olanak sağlayacaktır.

Kaynak: Inc.com

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.