Markalar kendi istek ve çıkarlarına göre pazarlama haritalarına yön veremez. Sürekli değişen bir çevrenin içinde bulunurlar ve bu durumdan dolayı kendilerini yenilemek zorunda kalırlar. Her zaman temelde bir hedef kitle vardır. Hedef kitleden geribildirim alarak pazarlama haritalarını çizerler ve birtakım pazarlama politikaları oluşturup, uygulamaya koyarlar.

Pazarlama kavramının tarihi çok eskilere dayanır. Ancak insanların kendi gereksinimlerini ve ihtiyaçlarını karşılamak için ürün ürettikleri dönemlerde rastlamak mümkün değildir. Pazarlama, insanların ürettikleri ürünleri değiş-tokuş aracılığıyla ihtiyaçlarını giderdiği dönemde ortaya çıkar. Bu dönemden günümüze doğru sürekli evrilmiş ve çeşitli dönemlerden geçmiştir.

Üretim anlayışı aşaması, 1900’lü dönemlere denk gelir. Bu dönemde temel sorun üretim ve arz yetersizlikleridir. Üretim yapan kurumlar için müşteri bulma ihtiyacı ikinci plana itilmiştir. “Ne üretirsem onu satarım” anlayışı hakimdir ve karlılık birinci plandadır. Satış anlayışı dönemi, adı üzerinde üretilen ürünün satılmasına odaklanır. İşletmeler için satmanın önemi ortaya çıkmıştır. “Ne üretirsem üreteyim, yeter ki satmasını bileyim” anlayışı hakimdir. Kitlesel üretim ve pazarlama anlayışında, tüketim mallarının aynı standartlara sahip hedef kitlelere satılması odak noktası haline gelir.

1980’li yıllarda ise pazarlama dünyasında müşteri bazlı düşünceler ortaya çıkmıştır. “Modern Pazarlama Anlayışı” olgusunun ortaya çıktığı bu dönemde pazarlama sistemleri müşteri odaklı hale dönüşmüştür. İletişim kavramı bütün uygulamalarıyla profesyonelleştirilmeye başlanmış ve pazarlamanın her alanında kullanılmıştır. Reklamlar bu dönemde pazarlamanın temel aracı olarak görülmüştür. Artık işletmelerin ürettikleri ürünler hedef kitlenin beklentisine göre şekillenmeye başlamıştır.

Günümüzde çok tartışılan, binlerce teori üretilen ve dijital dünyanın odak noktası Z, X ve Y kuşağı nedir, kimdir? Modern dünyanın mimarı ve dijital pazarlama dünyasının taşıyıcıları olan bu kuşak markalardan neler bekliyor?

X Kuşağı

  • 1965 ve 1980 yılları arasını kapsayan kuşatır demek yanlış olmaz X kuşağı için.
  • Gelenekçi olduklarını söyleyebiliriz.
  • Aidiyet duyguları gelişmiştir ve disiplin kavramı iyice oturmuştur.
  • Otoriteye saygıları oldukça yüksek seviyededir.
  • Özgürlük kavramı yeterince gelişmemiştir.
  • İş yaşamlarında çalışma saatlerine daha uyumludur ve çalışmayı severler.
  • Dünya üzerinde pek çok tarihi ana ve icatlara şahit olmuştur.
  • Darbeler, Vietnam Savaşı, Berlin Duvarı’nın yıkılışı, Sovyetler’in dağılışı ve globalleşme sürecine ilişkin pek çok dönemi görmüşlerdir.

Pazarlama dönemlerine göz attığımızda X kuşağının kitlesel pazarlamanın sonlarına doğru yer aldıklarını ve daha çok globalleşme sürecinin içinde yer aldığını söyleyebiliriz. Markalar bu dönemde daha çok telefon, e-posta ve geleneksel mecra reklamcılığını pazarlama alanında kullanıp X kuşağına ulaşmayı hedefleri haline getirmiştir.

Y Kuşağı

  • 1981 ve 2000 yılları arasında yer alır Y kuşağı.
  • Globalleşen dünyanın tam ortasına doğmuşlardır.
  • Sürekli imgelerini reklamların ve medyanın bombardımanı altında yetişmiştir.
  • Kuşaklar arası farkın en çok hissedildiği nesildir.
  • Eğitim ve iş hayatlarında daima gerçekçi olmayı hedeflerler.
  • İnternet, sosyal medya gibi bir takım dijital mecralarla ilgilenirler.
  • Facebook, İnstagram ve Twitter gibi mecralar onların daha çok dikkatini çeker ve dünyalarını onların üzerine inşa ederler demek yanlış olmaz.
  • E-posta, kısa mesajlar, selfieler onların iletişim şeklini oluşturur.
  • Ekip kavramları oldukça gelişmiştir ve grup çalışmasına daha çok yatkındırlar.
  • Özgürlüklerine oldukça düşkündür ve bağımsız olmayı çok severler.
  • Liderlik özellikleri oldukça gelişmiştir.
  • Kariyer hayatında her zaman daha üstleri hedeflerler.

Y kuşağı nedir diyecek olursanız, pazarlamacılara göre Y kuşağı, gelenekselciliği terk ettiği için, ağırlıkla dijital stratejilerin hedefi haline gelmiştir.

Oluşturulan içerikler, hemen tüketilebilen ve yenilenmesi gereken içerikler haline gelmiştir. Markalar daha tedbirlidir ve kriz olgusu oldukça gelişmiştir. Hızlı değişen koşullar nedeniyle proaktif dijital pazarlama politikaları oluşturmak büyük önem arz etmektedir. Markaların yaşam süreleri dijital dünyaya hakimiyetiyle doğru orantılıdır diyebiliriz. Çünkü yeni iletişim teknolojileri nedeniyle McLuhan’ında bahsettiği gibi dünya küçük bir köy haline gelmiştir. Bir uçta olan olay diğer uca kolayca ulaşabilir. Bu nedenle markalar, doğru dijital pazarlama hamleleriyle ilerleyip, Y kuşağını avuçlarına alırsa yaşamını sürdürebilecektir.

Z kuşağı

  • 2000 yılı ve sonrasında doğan kuşak Z kuşağıdır.
  • İnternet ve modil teknolojileri Y kuşağından daha fazla kullanırlar.
  • Günlerinin çoğunu orada geçirirler.
  • Özellikler internet aracılığıyla sosyalleşmek onlar için daha önemlidir.
  • Sokakta saklambaç, seksek oynamak gibi zevkleri yoktur.
  • Daha çok İpad, akıllı telefon ve tabletlerinde vakit geçirir, orada farklı zevkler ve hobiler edinirler.
  • Özgürlükçü yanları oldukça gelişmiştir.
  • Bağlanmayı sevmezler.
  • İşerine yarayan kısmı öğrenecek kadar bir işte çalışır sonra farklı bir alana doğru geçiş yaparlar.
  • Çok fazla yenilikçi ve beklenti düzeyleri yüksektir.
  • Dikkat süreleri ve motivasyon düzeyleri düşük olsa da aynı anda birbirinden farklı alanlarla meşgul olabilirler.
  • Teknoloji ile donatılmış alanlarda olmayı tercih ederler.
  • Onlar için gelenekselleşmiş olan her şey sıkıcıdır.

Pazarlama dünyasından baktığımızda ise, X kuşağı aslında Y kuşağı ile benzer özelikleri taşırlar ancak daha farklı şeyler beklerler. Markaların farklı mecralarda yaratıcı işler yapması onların ilgisini daha fazla çeker. Sosyal medya önemlidir fakat teknolojik yeniliklerin kullanılması daha önemlidir.  Zaman ve yer kavramı onlar için rafa kaldırılmıştır demek de yanlış olmaz. Teknoloji sayesinde dünyanın her yerinden her zaman bilgi alırlar. Son dönemlerde markaların ürünlerini sanal gerçeklik teknolojisiyle pazarlaması önem kazanmıştır ve bu gibi görsel ağırlıklı teknolojiler, Z kuşağının dikkatini daha çok çekmiştir. 3 boyutlu yazıcılar da benzer önemi taşır.

Diyeceğim o ki; Z kuşağı markaları dijital alanda daha çok zorlamaya ve yaratıcı olmaya teşvik eder.

Bu iyi bir şey mi, yoksa kötü bir şey mi derseniz, yenilikçi markalar için büyük ilham kaynağıdır ancak değişen çevreye ayak uydurmayan ve gelenekçi kalmakta ısrar eden markalar için oldukça kötü ve öldürücüdür.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.