Takip edenler hatırlayacaktır, her gün yatırım haberlerini aldığımız, “well-funded” olmanın da ötesine geçmiş Uber, geçtiğimiz yaz yapılan bir güncelleme ile yemek teslimat servisi UberEATS’ı , Uber ana uygulaması içerisinde önemli bir konuma yerleştirmişti. Bu gelişme öncesinde ise UberEATS, halihazırda yaklaşık 1,5 yıldır Amerika ve Amerika dışındaki birkaç şehirde kullanılıyor ve Uber’in yolculuk paylaşım uygulaması içerisinde yer alıyordu.

Yapılan deneme ve alınan etkileşimler potansiyel ihtiva etmiş olacak ki, Uber bugün itibariyle, bu girişimini bir adım ileriye götürerek, şu an için yalnızca Toronto’da kullanılabilen bağımsız bir UberEATS uygulaması yayınladığını duyurdu.

UberEATS servisi, yerel restoranlar tarafından hazırlanan yemeklerin, Uber iş ortakları ile kullanıcılara ulaştırılmasına dayanıyor. Diğer bir deyişle Uber sürücülerinin. Yemek teslimat sektörünü ve oyuncularını düşündüğümüzde, potansiyelin çok yüksek ve pazarın henüz oturmadığını göz önüne alırsak, bir de Uber’in “lojistik avantajını” hesaba katarsak, bu hamlenin pek şaşırtıcı olmadığını söyleyebiliriz. 

Uber, zaten inanılmaz derecede yaygın ve güçlü olan markasını, bu alana da taşıyıp pastadan pay almak istiyor, bunu yaparken de ekstra bir USP (Unique Selling Proposition) sunuyor : “Restoranlar, servis elemanınız yoksa üzülmeyin, bizde var” , “Sevgili şoförler, müşteri yok diye üzülmeyin, size yeni bir çalışma alanı yaratıyoruz.”

Evet; bir taşla, iki kuş.

ubereats-uygulamasi

Yeni bağımsız uygulama ile ise, tüm bu süreci kullanıcı için süper-basit hale getirmeyi amaçladıklarını aktarıyor, Uber Yöneticisi Jason Droege.

Bu sürecin bir kısmı, uygulama içerisinde bulunan “anında teslim” seçeneğine sahip yemek alternatiflerini azaltmayı içeriyor; (10 dakikada teslim seviyesinde siparişler) ve gerçekten hızlı bir yemek teslimatı istendiğinde, seçeneklerin bir elin parmaklarından fazla olmaması hedefleniyor. Diğer yandan, kullanıcılar yine restoranların tüm menülerini tarayıp istedikleri yemekleri seçebiliyorlar ancak bu seçenklerin birçoğu “normal” şartlarda teslimat koşulları oluyor – yarım saatte veya daha fazla sürede teslimat gibi. Uber’in bu yaklaşımla başarmayı hedeflediği şey, hızlı yemek siparişleri için kullanıcıyı teşvik etmek ve daha fazla satış getirmek, diğer yandan da yemek kararsızlığına son vermek. Epey akıllıca.

Yine de, servis elbette halihazırda pazarda yerini almış birçok oyuncu ile rekabet etmek durumunda. Uber, her ne kadar yukarıda bahsettiğimiz ayrışan yönlere sahip olsa da,  çapraz pazarlama konusunda çok başarılı ve yatırım olarak gelen milyar dolarları çoğunlukla müşteri memnuniyeti için kullanmış bir girişim olsa da, sadece yemek teslimat servisi veren, dikey yaklaşıma sahip, kendi dedike kuryeleri ve süreçleri olan startup’lar’ın konuya dair belli avantajları olduğu bir gerçek. Bu da Uber’in mücadelesini izlemeyi epey ilginç hale getirecek gibi görünüyor.

İşte tam bu noktada Uber, Toronto’da yapacağı bu deneyden, sağlıklı bilgiler edinmeyi umuyor. Ve elbette ki belli KPI’lara ulaşılırsa, uygulamayı başka şehirlere ve ülkelere taşımayı. 

Yine de unutulmaması gereken bir gerçek var ki; bir insanı A noktasından B noktasına götürmek başka iş, yiyecek gibi -özellikle sıcak olanlar- hassas ürünleri bir noktadan diğerine, bir de zaman sınırlaması içerisinde götürmek ise bambaşka bir iş. Ve bunu yaparken, kullanıcıya ulaştığında hala sıcak ve güzel görünen bir yemeği ulaştırmak tabi ki ekstra zorluklar içeriyor.

Ama tüm bunlar hesaba katıldığında bile, pazardaki diğer yemek teslimat girişimlerinin, UberEATS konusunda endişelendikleri gerçeği değişmiyor.

Nihayetinde deneme başarılı olursa, monopoli tavırlarına bayılan Uber’in, birilerinin ayağına basacağı oldukça muhtemel görünüyor.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.