Gündelik hayatımızın vazgeçilmezleri arasına giren akıllı telefon, TV, notebook gibi elektronik cihazlar, siz farkında olmadan sizi dinliyor ve gözetliyor olabilirler.

“Bunu zaten biliyoruz” der gibisiniz. Fakat yanılıyorsunuz. Bahsettiğim, sizin bildiğiniz cookie (çerez) cinsi bilgi toplayan ve gerektiği zaman bu bilgileri tekrar ekrana getiren teknolojilerden biraz daha farklı.

İçerik sağlayıcılar, kullanıcılardan nasıl daha fazla bilgi ve davranış verisi alırız diye her gün yeni bir yöntem geliştiriyorlar. Bunlardan en yenisi biraz rahatsız edici geldi bana. Sonuçta ülke olarak Telekulak operasyonlarından çok çektik. Öyle ki, bir dönem nüfusun çoğunluğu “galiba benim telefon da dinleniyor” diye düşünerek bakkala bile siparişi telefonla değil de yazarak verdi.

Daha önce ziyaret ettiğimiz sitelerin bilgisayarımızda bıraktığı çerezler, cep telefonlarımıza yüklediğimiz uygulamalar ve oyunlar için zamanı geldiğinde aktif duruma geçmeyi bekleyen birer ajan demek yanlış olmaz. Bu yeni teknolojinin nasıl çalıştığına gelirsek,  zamanı geldiğinde diyorum çünkü tüm bu arkaplan verisini aktif duruma geçiren, insan kulağının duyamadığı bir ses frekansında yayın yapan TV veya websitesi içeriği üretmek artık mümkün.

casusBu ses dalgaları, yakın alanda bulunan diğer cihazların mikrofon, kamera veya uygulamalarını aktif duruma getirebilme yetisine sahip. Siz TV’nizi seyretmeye devam ederken, bir reklama gizlenmiş ses dalgası cep telefonunuzun GPS’ini aktif hale getirip konum bilginizi paylaşabilmekte, veya mikrofonu aktif hale getirip ortam dinlemesi yapabilmekte.

Peki şirketler bunu neden yapıyor?

Şimdilik bu teknoloji Pazarlama firmaları tarafından masumane emeller için kullanılıyor gibi görünüyor. Bu şirketler, TV reklamı içine gizledikleri bu ses dalgaları ile cep telefonu, tablet ve PC’nizi aktif hale getirip, sizin reklam sonrası, o ürün ile ilgili herhangi bir internet araması veya satın alma yapıp yapmadığınızı kontrol edip, reklam erişimini daha detaylı analiz edebiliyorlar.

Araştırmalara göre bir insan, gündelik yaşam içerisinde en fazla 5 cihaz ile etkileşime geçiyor – Cep telefonu, bilgisayar, tablet, TV ve giyilebilir teknolojiler (akıllı saat gibi). Bu yeni teknoloji, tüm bu cihazları birbirine bağlayabiliyor ve sizin gün içinde nereye gittiğinizden, ne sipariş verdiğinize kadar birçok bilgiyi toplayabiliyor.

Belki de reklamcıların ve medya sektörünün uzun zamandır üzerinde çalıştığı, kişiye özel TV reklamı projesinin ilk ayağı budur, kim bilir?

CDT nedir?

Açılımı Cross-Device Tracking yani Çapraz Cihaz Takibi anlamına gelen bu terim, yeni nesil reklamcılığın ana karakteri olacak gibi.

Yukarda bahsettiğimiz cihazlar arası, kullanıcının gün içindeki hareketlerini, ziyaretlerini cihazdan cihaza bağlantı vasıtası ile kesintisiz olarak takip imkanı sağlayan bir teknoloji. Bir TV reklamı ile etkinleşen diğer cihazların, sizin bir önceki akşam Starbucks reklamını izlemenizden, ertesi sabah sizi Starbucks’a götürene kadar olan süreci kayıt altına alabiliyor ve bunu müşteriye yani bu durumda Starbucks’a rapor edebiliyor.

Oldukça faydalı, bir o kadar da akıllarda soru işareti bırakan bir reklam yöntemi.

SilverPush, Drawbridge, ve Flurry These, CDT sistemini müşterilerine sunan firmalardan birkaçı. Bunların arasında en çok dikkat çeken firma ise SilverPush.

Sistem nasıl çalışıyor?

Bilmeyenler için sistem biraz karmaşık, anlaması zor olabilir. Kısaca açıklamak gerekirse; iPhone’un Siri’si, Microsoft’un Cortana’sı gibi belli kalıp bir kelimeyi söylediğinizde nasıl ki akıllı telefon asistanınız devreye giriyorsa, bu sistem de insan kulağının duyamadığı frekans sinyalini duyduğu anda aktif hale geliyor ve istenen aksiyonu gerçekleştiriyor.

Tıpkı son zamalarda radyo reklamlarında duymaya alıştığımız, “bu sesi Shazam’layın internet sitemiz açılsın”, “telefonunuza bu sesi dinletin çıkan kod ile hediye kazanın” gibi kullanılan bir sistem.

Telefon daha önce yüklenen uygulamalar veya cookieler vasıtası ile bu seslere tepki veriyor.

Bazı sivil toplum örgütleri, CDT gibi kullanıcının farkedemeyeceği reklam yöntemlerinin iptali için imza toplasa da, bu teknolojinin varlığını devam ettirip ettiremeyeceğini zaman gösterecek. Fakat şunu söylemeliyim ki, trilyon dolarlık reklam sektörü, nokta atış yapmayı sağlayan böyle bir teknolojiyi kolay kolay bırakmaz.

2 Kişi Yorumlamış

  1. şamil

    Artık her yerden dinleniyoruz, izleniyoruz. Bununla yaşamaya alışmak lazım. Önceden hükümet dinliyodu sadece. Artık bunu firmalarda yapmaya başladı. Hükümet hadi neyse, güvenlik için falan yapıyor tamam da. Özel kuruluşların insanları izlemesi insanı gıcık eden bir durum. Özel kuruluşların bu tarz davranışlarının yasaklanması gerekli.

    Cevapla

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.