İngilizce konuşurken neden sıkılıp zorlandığınızı düşündünüz mü? Yıllarca eğitimini aldığınız bir konuda hala yeterli performansı gösteremiyorsanız ya öğrenme metotları yanlış uygulanmıştır ya da siz bu konuya gereken önem ve özeni göstermemişsinizdir. Ne konuşulduğunu dinlemek, neler söyleyeceğinizi düşünmek, aklınızda bunları doğru yerlere oturtmak ve bir de konuşmak oldukça zor bir iştir. Ana dilde düşünme ve düşünceyi İngilizce diline çevirme hatasız ve eksiksiz konuşma arzusu içerisinde olanlar bu zaman içerisinde çok gereksiz ve yanlış cümleler kurarlar. Bir yandan konuşan kişiyi takip etmek bir yandan da ne konuşacağını planlamak ve yabancı dile çevirmek kişinin duraksayarak konuşmasına neden olur. Bu aşamada pek çok işlem yapan beyin zorlanır ve olması gerektiği gibi düşünemez. Bu aslında kendi ana dilimizde eski zamanlardan kalma edebi konuşmalarda yaşadığımız sıkıntı ile hemen hemen aynıdır. Düşünme ve konuşma aslında aynı sistemin birer parçasıdır. Düşünme dili ile konuşma dili aynı olduğu zaman hızlı ve doğru bir konuşma rahatlıkla sağlanabilir.

Yabancı dili öğrenme aşamasında özellikle çizgi filmlerin seyredilmesi tavsiye edilir. Çünkü bu programlarda daha net, kısa ve kolay anlaşılır kelimeler kullanılır. Bu durum başlangıç seviye öğrencileri için de aynıdır. Bu seviyede öğrencilere selamlaşma, sebzeler, İngilizce meyveler, hayvanlar, giysiler gibi en temel kullanım eşyaları ve konuşmalar öğretilir. Meyveler konusu daha ana sınıfı seviyelerinde öğrencilere hem meyveleri hem de renkleri öğretmek amacıyla işlenir. İngilizce meyveler şarkısı hep birlikte söylenir. Hem görsel hem işitsel zekâya yönelik eğitim çalışmalarının sonucu bu yüzden daha kalıcı olmaktadır. İngilizce meyve isimlerine örnekler verilebilir. Apple/elma, banana/muz, orange/portakal, pear/armut, melon/kavun, plum/erik, fig/incir, lemon/limon, peach/şeftali, apricort/kayısı, cherry/kiraz, grapes/üzüm, watermelon/karpuz, pıneapple/ananas olarak örneklendirilebilir. Bugün dünyanın en uzak köşesi ile bile çok rahat iletişim kurulabilmekte ve dünyanın diğer ucundaki sevdiklerimizle görüntülü görüşme yapılabilmektedir. Bu iletişimin kurulduğu ortak alan internet ve dilde İngilizcedir. Bu yüzden sadece internet ortamında gezinti yapabilmek için bile en az seviyede de olsa İngilizce bilmek zorunda olduğumuzu unutmayalım.

Verilen kuralları ve sayısız kelimeyi ezberleyerek İngilizce konuşulamaz. Bu durum araba kullanmayı kitap üzerinden grafiklerle öğrenen birinin trafiğe çıkmasına benzer ki böyle bir şey mümkün değildir. İngilizce nasıl öğrenirim sorusunun cevabı tam da bu soruda saklıdır. Yabancı dili öğrenme süreci bebeklerin ana dillerini öğrenme sürecinin aynısıdır. Konuşmaya başlayan hiçbir çocuğa zamanlar, kelimeler, çekim ekleri ve noktalama işaretleri öğretilmez. Dünyada en çok konuşulan yabancı dil sıralamasında birinci sırayı Çince ikinci sırayı ise İspanyolca almasına rağmen en çok kullanılan dil İngilizcedir. Dünyanın en uzak köşesine bile gitseniz kendi durumunuzu İngilizce olarak anlayacak birilerini mutlaka bulursunuz. Geçmişte yaşanmış olumsuz deneyimlerinizi bir kenara koyun ve kararlı, azimli ve son derece ciddi olarak İngilizce çalışmaya başlayın. Sonuca siz de inanamayacaksınız.

Yazar Hakkında

Gökçen Orhan

İletişimin temellerini Ege Üniversitesi'nde, Satış&Pazarlama'yı Philip Morris'te, Reklam ve Sosyal Medya'yı Miami Ad School'da öğrendi. Inveon'da harika insanlarla gerçekleştirdiği İş Geliştirme faaliyetlerini sonlandıran Gökçen, e-ticaret, dijital iş geliştirme ve omni-channel operasyon kurguları üzerine kendini geliştirirken, orta ve büyük ölçekli şirketlere on-demand iş geliştirme ve dijital danışmanlık yapıyor. Kafa Tech'de girişimcilik, iş geliştirme ve dijital pazarlama üzerine yazan Gökçen, beyin fırtınası yapmaktan ve bir şeyler inşa etmekten zevk alır. Herhangi bir şey!

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.