Dallas Mavericks’in sahibi milyarder iş adamı Mark Cuban sıradışı şekilde ilham verici bir kişiliğe sahip. 2200m2 evinde tam bir Lord hayatı süren iş adamı, sadece sahip olduğu parasal güçten dolayı değil, vizyonundan ve sahip olduğu içgörüden dolayı da birçok girişimciye örnek olarak nitelikte.

Aşağıda bu ilginç, ilginç olduğu kadar zengin, zengin olduğu kadar yahudi adamın çok çalışmanın ve adanmanın sonunda bir yerde sonuç verdiğine dair tavsiyelerine göz gezdireceğiz.

1. “Birileri onu sizden almak için günde 24 saat çalışıyormuş gibi çalışın.”

Hayat geçip gider. İş geçip gider. Bir gün, hayatınızda her ne yapmak isterseniz isteyin bu konuda inanılmaz derecede başarılı olacaksınız. O günü şuanda hayal etmek biraz zor olabilir, geleceğiniz için savaşmaya başlayın.

Gerçekten çok istediğiniz bir işiniz, stajınız veya üniversite diplomanız olmayabilir, fakat yaptığınız her işte, sahip olduğunuz şeylerin her an sona erebileceğini veya sizden alınabileceğini zihniyetini koruyun. Her zaman sizden daha çok çalışmak isteyecek birisi olacaktır, bu yüzden her zaman elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız.

Bu düşünce tarzı sizi daima ayakta tutacaktır ve en sonunda gelişiminize yardımcı olacaktır.

2. “Hayal etmekle bitmez iş, önemli olan gerçekleştirmektir.”

Büyüdükçe, bizlere tekrar tekrar büyük hayaller kurmamız, asla hayal kurmayı bırakmamamız ve kurduğumuz hayallere inanmamız söylenir. Ancak, bize bu hayallerin gerekli adımları atarak gerçekleştirildiği yeterince söylenmez.

Hayaller yalnızca düşüncelerdir; gerekli adımları atma ise hayal kurmaktan daha zorlu bir şeydir. Dünyayı değiştiren ve insanları öngörülemeyen şekillerde etkileyen ise bu gerekli adımların atılmasıdır.

Fizyoterapist olmanın hayalini kuruyorsanız; fizyoterapi okuluna başvurun ve buradan devam edin. Bir politikacı olmanın hayalini kuruyorsanız; yerel kampanyalara katılın ve daha yukarılara nasıl çıkacağınızın yolunu bulun. Yazar olmanın hayalini kuruyorsanız; Elite Daily’e iş başvurusu yapın ve yazmaya başlayın.

“Yapma” konusunda başarabileceğimizi düşündüğümüzden daha fazla güce sahibiz. Eğer zamanınızın tümünü hayal kurmakla geçirirseniz, kendinize gerçekten neler başarabileceğinizi görme fırsatını hiçbir zaman veremeyeceksiniz.

3. “Bardağın yarısının dolu veya yarısının boş olması önemli değildir. Tek önemli olan şey içine suyu dolduran kişinin siz olduğudur.”

Hayat her ne kadar can sıkıcı olursa olsun, durumlar konusunda duygularınızın, kararlarınızın ve görüşlerinizin kontrolü sizdedir. Hayatınızın, veya başkalarının hayatlarının, ne kadar boş veya ne kadar dolu olabileceği konusunda çok düşünmemeye çalışın. Hayat bardağın içine ne kadar su eklendiğinin kontrolünün sizde olduğuna inanmak etkili bir vasıftır.

Mükemmel bir stajı elde edememenize, bir arkadaşınızın ihanetine veya çok sevdiğiniz birisinin ölümüne nasıl tepki gösterdiğiniz bardağın son derece boş görünmesine neden olabilir; ancak, ne kadar suyun ekleneceğine karar veren sizsiniz.

4. “Ne zaman insanların bir şeyleri her zaman yapıldığı şekilde, veya yapılması ‘uygun görüldüğü’ şekilde, aynı eski trendleri takip ederek yaptığını görsem, derim ki, bu bana gidip başka bir şeyler aramamı gösteren bir basit bir kırmızı bayrak.”

Hayat tekerrür edebilir, tutarlı ve rahat olabilir. Kendini rahat bir hayatın veya iş yerinin içinde bulmak tehlikelidir. Fırsatları gözleyin ve rahatlık bölgenizin dışında olan riskler alın. Sürekli olarak değişen, büyüyen ve gelişen bir şirket için çalışın.

Etrafınızda cesur ve daha önce oluşturulmuş yolları izlemeyen kişileri bulundurun. Farklı, sıra dışı veya hatta tuhaf bile olan fırsatları aramaya korkmayın.

Biz “farklı” olanı olumsuz olarak yorumlamak üzere eğitiliriz, fakat gerçekte ise, farklı işler ve fırsatlar genellikle bireyler olarak başarılı olmak için bizlere en büyük potansiyeli sunar. Hayat bizim farklı olma korkusu içinde yaşamamız için fazla kısa. Olmak istediğiniz kişi olun ve çekemeyenler konusunda endişelenmeyin.

5. “Her hayır beni evet’e biraz daha yaklaştırır.”

“Hayır” kelimesi birçoğumuzun yaşananı başarısızlık olarak görmesine neden olur. “Hayır” farklı şekillerde karşımıza çıkar: başarısız olduğunuz bir test, işi alamadığınız bir mülakat ve size “yapamayacağınızı” söyleyen birisi. Tekrar yakınından bile geçmemek için sık sık bu “hayır” kelimesine bakarız.

Ancak, “hayır” kelimesi kaybetme anlamına gelmez. Bilakis, aramakta olduğunuz “evet” cevabını bulmaya daha da yakınlaşma fırsatıdır. Hayatınızdaki “hayırların” hedeflerinizi etkilemesine izin vermeyin.

“Hayırlar” hikayenizin parçasıdır ve sıkı çalışmaya devam ederseniz, birçok “evet” olarak geri döneceklerdir, ki bu da genellikle fırsatlar karşısında “hayırların” sunacağı şeylerden çok daha iyisi olur.

 

1 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.