Fikriniz var, para kazanacağınıza inanıyorsunuz ve kendi işinizi kurmaya karar verdiniz. Belki uzun zamandır işsizdiniz belki çalıştığınız yer artık sizi boğmaya başladı, belki ailenize kendinizi ispatlamak istiyorsunuz. Belki sadece hayatınızın kontrolünü tamamen ele almak istiyorsunuz. Arkasındaki motif ne olursa olsun unutmayın:

 Sakin olun ve bu yazıyı okuyun. İşinizi kurmadan önce hibe alıp alamayacağınızı öğrenin çünkü bir proje kapsamında hibe alarak iş hayatına katılmanız size müthiş avantajlar sağlayacak. Kosgeb girişimcilik destekleri de öyle.

1. Zamandan Kazanırsınız

Kendi kaynaklarınızla iş kurduğunuzda her şey çok hızlı gelişir. Önce muhasebeci bulursunuz, ona fikrinizi anlatırsınız. Bolca araştırma yapıp şirket türünüze karar verirsiniz. Defterler, şirket banka hesabı, web sitesi, belki broşür, belki eleman alımı derken kendinizi bir anda işiniz dışında binlerce konunun ortasında bulursunuz. Pek çok kararı hızlı almak zorunda kalırsınız. Örneğin logonuz bile alelacele yapılabilir. İş kurmanın ilk ayları tam bir hengâmedir. Tüm bu süreç bitip ilk satışınızı yaptığınızda fiyat belirleme ve sözleşme süreci, nasıl çalışacağınıza karar verme, vergiler gibi konular başlar. İşletmenizin ilk yılında sürekli ve her gün bitmez tükenmez şekilde yeni kavramlar ve konularla tanışırsınız. Oysa sözgelimi Tübitak veya Kosgeb girişimcilik desteği alacaksanız bu konuların büyük bir kısmına tek seferde ve proje metninizi hazırlarken karar verirsiniz. Hedeflerinizi, iş konunuzu, pazarınızı, şirket türünü ve pek çok konuyu zaten düşünmüş ve yazmış olacaksınız. Projeniz onaylandığında ise direkt projede yazdığı şekilde projenizi yani iş fikrinizi uygulayacaksınız. Düzenli raporlama, hedeflerin sürekli gözden geçirilmesi gibi proje uygulama gereklilikleri sayesinde hatanızı minimuma indirmekle kalmaz, zamandan ciddi bir tasarruf yaparsınız. Genel kanı, hibe projesinin yazılıp onaylanma sürecinde çok vakit kaybedildiği şeklindedir. Ancak unutmayın, hayatınızın en önemli atılımını yapıyor olabilirsiniz: acele etmeyin. 

2. Maliyetleriniz Düşer

Hibe, proje karşılığında size geri ödemesiz olarak sağlanacak paradır. Genel olarak KDV hariç masrafların %50 veya %75’i size geri ödenir. Hiç parası olmayanın hibe başvurusunda bulunması doğru değildir. Harcamalar önce yapılıp banka dekontları fon veren kuruluşa sunulur. Fon veren kuruluş size eninde sonunda para verecektir ancak bu bazen aylar sürebilir. Ödemelerdeki gecikmelere hazırlıklı olursanız ve paranın eninde sonunda geleceğini bilirseniz maliyetleriniz ciddi anlamda düşecektir. Ancak krediyle, borçla iş kurup çaresizce size ödeme yapılmasını bekleyecekseniz, maliyetleriniz düşmeyeceği gibi daha büyük sorunlarla da karşılaşabilirsiniz!

3. Daha bilinçli pazarlama ve satış temeli oluşturursunuz

Sanayici önce pazarlama, sonra satış sonra da üretim yapar. Yani iş hayatında satış her şeydir! Ürün veya hizmetinizi satamayacaksanız ayakta kalamazsınız. Size müşteri lazım. Müşterinizin pazarını tanımlamanız ve bu pazara göre pazarlama yapmalısınız. Hangi fon veren kuruluş olursa olsun sizin gireceğiniz pazarı bilmenizi ister. Bu konuda rakamlar vermeli, rakiplerinizi analiz etmeli, satış hedeflerinizi projenize yazmalısınız. Hibe projesi yürütmeden kendi imkanlarıyla iş kuranların büyük bir çoğunluğu “pazarın zaten olduğunu varsayar” örneğin gıda sektöründeyse “insanlar hep yiyecek, benim pazarım hep olacak” der. Kuaför olacaksa “kadınlar hep güzelleşmek isteyecek, ben aç kalmam” der. Kapı sektöründeyse “binalar oldukça kapılar da ayakta kalacak” der.  Bu duygusal ve aşırı iyimser yaklaşım genel olarak tüm girişimcilerde vardır. 

4. Gözle Görülür Güven ve Güzel Görünme Artışı

Düşünsenize yazdığınız proje fon aldı yani size inanan kişiler var. Kabul edin, uzun zamandır kendinizle ilgili en kayda değer başarı buydu. Moraliniz ne kadar yükseldi değil mi? Projesi başarılı bulunmuş pek çok girişimcide gerçekten de gözle görülür şekilde olumlu değişimler olur. Özgüveni artar, canlanır ve o canlılığın getirisi olarak da etrafa güçlü bir enerji yayar. Algıları iyice açılmış olan girişimci artık daha dikkatli ve duyarlıdır. Aldığı sorumluluklar ona yük gibi gelmez, aksine canlanır ve özellikle ilk yıllarında 24 saatin yetmediğinden şikayet eder. Yaşı kaç olursa olsun ilk defa kurulan işin heyecanı başkadır. Bir blog açarken bile eğer blogtan beklentileriniz yüksekse gerçekten bu heyecanı duyarsınız, uykusuzluğunuzu hissetmezsiniz. İşsizlik psikolojisi artık bitmiştir. Maaşlı işlerdeki stres bitmiş, yerine kurulan işin stresi başlamıştır ancak bu artık bizim işimiz. Stresi bile güzeldir bizim işimizin. Ayrıca hibe ile iş kurduğunuza göre size inanan birileri var, yalnız değilsiniz! Keyfini çıkarın.

5. Matematik zekanızı geliştirirsiniz

Hibeler bir proje karşılığında verilir. Dolayısıyla sizin başvuru yapabilmek için önce işletmenizi kurmanız beklenir. Aslında girişimcilik hibeleri özünde, Kobi başlangıç desteği olarak düşünülebilir. Elinizi taşın altına koymanız ve fikrinize inandığınızı göstermeniz için bu gereklidir. Yani İşkura kayıtlı bir işsizin proje sunup projenin onaylanması gibi bir durum yoktur. Proje teklifi hazırlarken o kadar çok hesaplama yapar, o kadar çok istatistik toplarsınız ki o nefret ettiğiniz matematik dersini sevmeye başlarsınız. Pek çoğu için sadece proje yazmak bile belki yıllardır kullanmadığı matematik zekasını yoğun bir şekilde kullanma anlamına gelir. Emin olun, kısa sürede daha zeki olacaksınız çünkü harcayacağınız paralar size ait ve tek sıkımlık kurşununuz var. Batma lüksünüz yok. Başarmak zorunda ve hata yapmama gayretinde olmalısınız. Proje yazarken muhasebeyle ilgili ilk öğreneceğiniz kelime amortiman ve ilk yapacağınız hesaplama satış ve vergi maliyetleri olacaktır.

Girişimcinin kendisini KOSGEB veya Tübitak ile sınırlaması doğru değildir. Örneğin kendi atölyesini kurmak isteyen bir ressam, dans etmeyi seven ve dans okulu açmak isteyen bir balerin, salyangoz çiftliği kurmak isteyen bir kadın veya binlerce farklı alanda iş kurmak isteyen kişiler Tübitak veya KOSGEB için uygun başvuru sahibi olmayabilir. Kısıtlı da olsa hibe veya ücretsiz yurtdışı seyahat olanağı sağlayan veya yurtdışında kaliteli kurumlarda ücretsiz staj imkanı veren programlar vardır. Bir kere beyninize girişimci olma fikri yerleştiyse algılarınız o kadar açılır ki daha önce fark etmediğiniz olanakları da görmeye, duymaya başlarsınız.

Unutmayın kaybedecek bir şeyiniz yok oysa kazanacak çok şeyiniz var. Proje yazdınız ve fon almadı, bilin ki iş fikrinizde ciddi boşluklar var. Çalışın hazırlanın ve projenizi tekrar sunun. Asla vazgeçmeyin!

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.