İş bulma sıkıntısının artması ve insanların “startup kültürü”nden oldukça etkilendiği bugünlerde, her gün daha fazla insan kendi işlerini kurmak için kariyerlerinden vazgeçiyor. Bunun kitlesel bir histeri olmadığını, tarihte bir ürünle çıkagelmiş ve başarılı olmuş birçok girişimci olmasıyla da doğruladıktan sonra, akla gelen “ben neden başaramayayım?” sorusu, bazen gerçekten büyük başarılar, bazense hüsranlarla sonuçlanabiliyor.

Girişimcilik, kolay bir iş değildir. Başarı hikayelerine dair sinema filmi izlemek, kitap okumak gibi değildir. Sonuçta girişimlerin büyük işletmeler haline gelmesi hedeflenir, bunun da en az diğer tüm işler kadar zor olduğu kesindir. Hatta kurulan girişimlerin çok büyük ölçüde batması muhtemeldir.

Buna rağmen, Steve Jobs’ın da dediği gibi, “Dünyayı değiştirenler, onu değiştirebileceğini düşünecek kadar çılgın olanlardır.”

Bu yazıda, deneyimsiz girişimlerin yaptığı, ve dünyayı değiştirmek istiyorsanız yapmamanız gereken 5 hatalı yaklaşımı irdeliyoruz.

Hedef Kitlenizi Bilmemek

Belki de yapabileceğiniz en büyük hata, hedef müşteriyi tam olarak tanımlamamaktır. Enfes bir ürün ortaya çıkardığınıza ve insanların hayatını değiştireceğinize eminim, ama hangi insanların? Doğru kitleyi hedeflemezseniz, çok büyük ihtimalle başarısız olursunuz. Bunu önlemek için, ideal müşterinizi” bulmanız şart.

Bu insan ürününüzü satın alacak ve kullanacak olan insandır. Bu insanın ihtiyaçlarını, ne istediğini, nelere öncelik verdiğini ve hatta ruh halini bilmek sizin göreviniz! Örneğin, emlak ile ilgili bir girişimde bulunduysanız, 22 yaşında bir Üniversite öğrencisi olan Mehmet’i hedef kitlenizden saymamalı, paranızı ve zamanınızı boşa harcamamalısınız. Bütçem geniş, kampanyama Mehmeti de dahil edeyim, yarın bir gün mezun olur gelip ev alır diyorsanız o başka tabi!

Bütçe Sıkıntısı

Halihazırdaki işinizi ve kariyerinizi bırakacak kendi işinizi kurmak, ciddi bir finansal risktir. Akabinde, yeterli bir bütçe ve finansal bilginiz olmaksızın, para kazanmaktan çok, kaybedeceğiniz aşikar. Kira ve faturalardan tutun, sigorta ve personel ücretlerine kadar herşeyi düşündüp, bu konularda sorumlu olduğunuzu bilmelisiniz.

Eğer bu gibi finansal konular kendi uzmanlık alanınıza girmiyorsa,  bir finans/muhasebe profesyonelinden yardım almayı denemelisiniz. Bu kişiler size, işinizin hangi kısmında ne kadar finansal varlığa ihtiyacınız olması gerektiğini, ve belirli bütçe dahilinde paranızı nasıl mantıklı şekilde harcayacağınızı anlatabilirler.

Yanlış Lokasyon

Ürün veya servisinizin beklediğiniz çekişi sağlamamasının diğer bir nedeni de lokasyon olabilir. Uygunsuz bir lokasyonda yer almak, bütçeye gereksiz yük olmakla kalmaz, ürün veya servisinizin satmamasının da nedeni olabilir. Demem o ki; Urfa’da vejetaryen lokantası açmak, en mantıklı girişim fikri olmayabilir.

Bunları önlemek için, özellikle yeni bir markayla müşteri karşısına çıkıyorsanız, herşey yerine oturana kadar uygun maliyetli e-ticaret yöntemlerini ve facebook pazarlamasını tercih etmelisiniz. Bir kere müşteriler gelip, banka hesabınız hareketlenmeye başladığında, anacaddeler ve plazalarda olmamanız için hiçbir sebep yok.

Ekibi Yanlış Kurmak

Birçok startup için, ekibi kurarken aceleci davranmak, ve yanlış insanlarla çalışmak çöküşün habercisi olabilir. Büyüme için, iş yükünü paylaşmak ve profesyonellerle çalışmak mantıklı olsa da, acele ile yanlış insanı işe almak aynı ölçüde girişime zarar verir. Bunun yerine, en azından bir süre işi kendi başınıza yürütmeyi deneyin. Herşey yerli yerine oturduğunda ve kendi işinize dair tecrübe ve bilgi birikiminiz yeterli seviyeye geldiğinde, hem zaman zarfında doğru insanları bulma fırsatınız olur, hem de mevcut bilginizle piyasada “kazıklanmaktan” kaçınmış olursunuz.

İyi çalışanlar bulmak için saygın iş bulma ajanslarıyla çalışabileceğiniz gibi, alanınıza dair konferans ve toplantılarda da yetenekli insanlara denk gelebilir, aynı toplantılarda edindiğiniz network sayesinde tam olarak aradığınız adayı bulabilirsiniz.

Verimsiz Pazarlama

Startup dünyasının hikayesi genelde şöyle gelişir; bir ürün/servis hazırlarsınız, geceniz gündüzünüze girer, bebeğiniz gibi ilgilenirsiniz ve fikrinize aşık olursunuz. Projeyi resmi olarak başlattığınız gün gelir ve POF! : hiçbirşey olmaz. Her ne kadar birçok girişimci bu sanrıya kapılsa da, ve fikriniz 2. bir Facebook olsa da, insanların kazara sizi bulmasını bekleyemezsiniz. Birçok girişimin, rekabet arenasında küçülerek yoklara karışmasını izlememiz bu yüzdendir; verimsiz ve etkisiz pazarlama stratejileri.

Günümüzde, girişiminizin etkili pazarlamasını yapmak için, illa bir departman kurup insanla doldurmanız ya da dev pazarlama bütçeleri oluşturmanız gerekmiyor. Sosyal medya, mail ve dijital pazarlama yöntemlerini kullanarak küçük maliyetlerle, başarılı projelere imza atabilirsiniz. Özellikle küçük çapta girişimler için, Facebook’un sunduğu kampanya seçenekleri muazzam.

Bunların yanında, şunu hiç unutmamak gerek; hiçbir zaman girişiminizin bir sonraki Apple ya da Google olacağının garantisi yoktur. Ama dikkatli planlama süreçleri ve yeniden yapılandırmalar ile, her zaman kendinize bir mücadele fırsatı yaratabilirsiniz.

4 tavsiyede özetlemek gerekirse, hedef kitlenizi tanımlayın, pazarınızdaki rekabeti iyi analiz edin, benzersiz satış teklifinizi hazırlayın ve kampanyalar ile girişiminize biraz zaman verin.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.