Zaman zaman girişimciliğin öğretilebilen / öğrenilebilen birşey olduğunu düşünüyorum. İnsanlar girişimcilerin doğuştan işe yatkın yeteneklerle donatıldığını, girişimciliğin onların ruhunda olduğu söylerler. Sizce de bu doğru mu?

Yapılan son araştırmalar, girişimcilik yeteneğinin herkesin içinde varolduğunu fakat insanların bundan haberdar olmadıklarını, doğru eğitim ve yönlendirme ile aslında herkesin bir girişimci adayı olduğu ortaya çıkmış. Tabi bu kıstaslara uymayan kişiler olabilir. Sonuçta araştırmalar çok kısıtlı bir kitle ile yapılıyor. Fakat yine de insanın içindeki girişimciyi çıkarması mümkün.

İçinizdeki Girişimciyi Bulun

Yine bir araştırma da ( ne çok araştırma yapılıyor değil mi?) farklı iş kollarında çalışan birkaç yüz kişiye yeni bir iş başlatma hakkında sorular sorulmuş. Grubun yarısına girişimcilik konusunda eğitim veriliyor ve gruba, yeni işlerinde devamlı destek sağlanıyor. Diğer geri kalan grup ise kendi başlarına çabalamaya bırakılıyor.

Eğitimden önce ve sonra tüm gruplarla görüşmeler yapılıyor ve 12 ay sonunda tekrar ölçümlemeye giriyorlar.

Görüşmeleri gerçekleştiren araştırmacılar ” Topladığımız bilgiler eğitimin çok açık bir şekilde faydasını göstermektedir” diye belirtiyorlar.

Böylelikle diyebiliriz ki, insanların içindeki girişimci bir şekilde dışarıya çıkacak günü bekliyor. Hayat herkese kendi girişimcilik yeteneklerini test etme fırsatı vermiyor tabiki. Ama verildiğinde, bir işportacıdan sanayici, çifçiden Dünya’ya ihracat yapan bir fabrikatör, evde örgüsünü ören ev hanımından Forbes’a konu olmuş patron olduğunu görüyoruz.

Girişimcilik Nasıl Gelişti

Kısaca, eğitimi alan grup, bu eğitim akabinde bir iş kurma konusunda diğer gruba göre çok daha arzulu davrandı. Bu arzu ve bilgi onlarda güven patlaması yaşattı. Herkes bilir ki, bir insanın karşısındakine kendini dinletebilmesinin ve inandırmasının yolu özgüvene ve bilgiye dayanır. Eğitimli grup bu iki itici gücü elde etmenin verdiği şevk ile yeni işlerine dört elle sarıldılar.

12 aylık dönemde, eğitim gören grup, girişimleri hakkında olumsuz düşüncelere hiç kapılmadılar ve daima iyi bir yol bulunacağını düşündüler. Diğer grup ise zaman zaman kopmalar yaşadı ve yeni girişimlerini idame ettiremeyeceklerini düşünerek, yarı yolda bırakmayı seçtiler.

Bu eğitim programı, özellikle gelişmekte olan ülke öğrencileri için hazırlandı. Burada ki amaç, öğrencilerin içlerinde ki girişimciyi fark etmeleri ve eğitim sonrası kendi girişimlerini kuşkusuz bir şekilde hayata geçirmeleriydi. Bu program 12şer haftalık programlar olarak tüm Afrika ve Asya ülkelerinde uygulandı.

Gelişen Ekonomilerin Büyümesine Yardımcı Olmak

Araştırmacılar, bu programın gelişme olan ülkelerin genç nüfusuna yardımcı olacağını düşünüyorlar. Afrika ve Asya’da gençlerin iş bulmaktaki sıkıntılarını, içlerinde ki girişimci ruhu açığa çıkartarak aşmayı planlıyorlar.

Uganda gibi ülkelerde eğitimli genç nüfusun işsizlik oranı %60 civarlarında iken bu gibi programların faydasız olması imkansız gibi gözüküyor.

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.