Gerçek adı Karl Otto Lagerfeld olan 1933 doğumlu moda ikonu ve trendsetter 20. yüzyılın en önemli moda tasarımcılarından biri olarak gösteriliyor. Bir moda girişimcisi olarak, 80’li yılların başında, kendine ait parfüm ve giyim markasını pazara sürdü. Uzun kariyeri boyunca Cholé, Fendi ve Chanel gibi büyük moda evleri ile ortaklaşa çalıştı. 2004 yılında kendi markası olan KL’i Tommy Hilfiger’e satarak, moda dünyasında ki girişiminin başarı ile satışını gerçekleştirdi.

Şimdilerde 82 yaşında olan ve dünyaca ünlü Chanel markasının Kreatif Direktörlüğünü yapan Lagerfeld, yaşına ve başarılarına rağmen asla durmak bilmiyor. Beyaz at kuyruğu saçları ve güneş gözlüğüyle ikon haline gelen ünlü modacının yıllardır süre gelen başarısının sırrı ve devam eden bu istikrar her zaman merak konusu olmuştur. Ülkemizde de moda konusunda bir çok girişimcinin, özellikle lüks segmentte örnek aldığını düşündüğümüz Lagerfeld, başarısını 4 önemli konu başlığı ile açıklıyor.

Çıtayı koyabildiğiniz kadar yukarıya koyun

1983’te Chanel ile çalışmaya başladığında, Chanel’in dünyanın en değerli 85. global markası haline gelmesinde vizyonunun ve emeğinin katkısı kesinlikle inkar edilemeyecek olan ünlü modacının, her zaman en yüksek standartları hedeflediği biliniyor.

Öyle ki “Eğer boğa güreşcisi değilseniz,  arenaya girmeyin.” gibi basit bir sözle bulunduğu sektörü ve her zaman hedeflerin bir boğa kadar acımasız olduğunu fakat bir matador olarak, oradan galip gelmeniz gerektiğini anlatmaya çalışmış.

Chanel ile birlikte her zaman beklenmedik ve en muhteşem gösterilere imza atan Lagerfeld, gösterdikleri başarıyla ve markalarının var olan değeriyle  çıtayı en yukarıya nasıl koyacağımız konusunda ders veriyor.

Ekibinde çalışanlar için her zaman yüksek standartlar koyan Lagerfeld, yüksek standartları olan bir markanın ancak böyle yaratılabileceğini söylüyor. Tasarımcılarına “Bunun sizin için fazla olduğunu düşünüyorsanız, o kontratı imzalamayın” diyen Lagerfeld’in gideceği yolda ne kadar kararlı olduğunu, aynı kararlılığını ekibinden beklediğini bu sözlerinden anlayabiliyoruz.

Popüler kültürü takip edin

Moda gibi bir sektörün içinde bulunduğunuzda, popüler kültürün dışında kalmanız muhtemelen yapabileceğiniz en kötü şey olmalı. Çok hızlı bir şekide değişen, aynı oranda büyüyen bu devasa sektörün içinde başarılı olanlar bu kültürü sadece takip edenler değil, buna liderlik edenler olmuştur.

Lagerfeld bu konuda da bir adım öne çıkarak, geçtiğimiz yıl Chanel’in Casino temalı moda şovunda, onu en çok heyecanlandıran parçanın 3D printer ile üretilen ve Chanel’in imzası olan dikişleri taşıyan ceket olduğunu söylemiş . Ceket ile ilgili onu en çok heyecanlandıran nokta ise bu tasarımın 21.yüzyıla kadar daha önce yapılmamış bir yol ile üretilmiş olmasıymış.

En iyi liderlerin kendi güvenli bölgelerinden çıkıp, denenmemişi deneme ve içinde bulunduğu sektöre yön verme, liderlik etme isteğinin en güzel örneğini bizlere göstermiş.

Sürekli icat edin

Son zamanlarda ülkemizde çok sık duymaya başladığımız “icat çıkarma” deyişini destekler nitelikte fakat, bunu korkmadan sürekli olarak yapmamız için bizleri teşvik ediyor. Özellikle moda gibi sürekli değişen bir sektörde, inovasyonun sürekliliğini anlatmanın en güzel yolunu göstermiş bizlere. “Sürekli icat edin.”

Sürekli olarak, diğer insanlar ne düşünür? ne olur? gibi soruların asla bitmediğini ve bunun tasarımcıları soruların içinde boğulup kararsızlığa yönelttiğin, kararsızlığın ise yaratıcı süreci öldürdüğünü düşünen Lagerfeld mottosunu şu cümlelerle özetliyor; “Kendime asla sorular sormam, yanıtlar bulmaya çalışırım.”

Kendinizin öğretmeni olun

Asla okulu sevmediğini ve okulda bulunmaktan nefret etiğini itiraf eden Lagerfeld. Erken yaşta okuldan ayrılarak, uluslararası ‘Wool Secretariat’ ödülünü kazanmaya gittiğinde 21 yaşındaydı.

Sürekli kendini eğittiğini ve kendinin öğretmeni olduğunu söyleyen Lagerfeld, bugün bile geç saatlere kadar çalıştığını ve gününün, erken saatlerde başladığını söylüyor. Bazı günler güne biraz geç başladığı olsa da, o süreçte de yatağında okuma yapıp, çizimlerinin üstüne çalıştığını iletiyor. İlerleyen yaşına rağmen, asla çalışmaktan ve kendini eğitmekten taviz vermiyor.

Karl Lagerfeld  gibi muhteşem bir yaratıcı beynin, bir girişimci olarak ve devam eden profesyonel hayatında kendisinin birebir uyguladığı ve onu başarıya götüren önerilerini gördük. Umarım, ülkemizde bulunan girişimci tasarımcılar için de ileride böyle yazılar yazıyor oluruz. Yazımızı paylaşmayı unutmayın!  Yorum ve görüşlerinizi benimle paylaşmanız benim için keyifli olacaktır.

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.