Evet girişimcisiniz. Evet milyon dolarlık bir fikriniz var. Evet hiçkimsenin aklına gelmeyen bir şey sizin aklınıza geldi. Evet eticaret yapmalısınız, olayınız bu. Anlıyoruz.

Girişimcilik ateşinin büyük kitleleri kasıp kavurduğu, beklenmedik kişilerin akıl almaz başarılara ulaştığı çağımızda, bir şeyler yapmak istemeniz ve iyi bir fikrinizin olması çok doğal. Fakat mesele bir fikre sahip olmak değil. Mesele, aklınıza gelenin gerçek bir potansiyele sahip olup olmaması.

Kafanızdaki kesin tutacak ama sadece harekete geçmeniz gereken bir fikir mi? Yoksa sizin için her şeyiyle potansiyel bir hayal kırıklığına mı dönüşecek?

Bu sorular bir dolu girişimci adayının yolunu tıkayan, potansiyel girişimlerini piyasa sürmelerinden alıkoyan sorulardır. Neyse ki daha akla yatkın bir tahmin yapmak ve fikrinizin başarı potansiyelini yoklamak mümkün. Bunun için de işe girişmeden önce, biraz zaman ayırıp fikrinizin geçerliliğini doğrulamanız gerekiyor.

Aşağıda sizler için hazırladığımız 20 soru, direkt olarak girişim fikrinize geliyor. Bakalım testi geçebilecek kadar iyi bir fikre sahip misiniz?

1.Hangi problemi çözüyorsunuz?

Ürün veya servisinizin çözdüğü problemi tam olarak ifade edemiyorsanız, muhtemelen başarısız olacak bir fikre sahipsiniz.

2. Diğerleri bu problemi çözmek için neler yaptılar? Ve onların ürettiği çözümler neden başarılı ya da başarısız oldu?

Sizden önce aynı yolu denemiş olanlardan öğreneceğiniz çok şey var.

3. Ürün veya fikrinizin listeleyebileceğiniz kaç tane spesifik faydası var?

Aklınıza ne kadar çok şey gelirse, o kadar gerçekçi bir ihtiyacı karşılıyorsunuz demektir ve başarılı olabilirsiniz, öhm..

4. Basit bir dil ile,ürün veya servisinizin en önemli özelliklerini ifade edebilir misiniz?

Fikrinizin önemli niteliklerini kolayca ifade edemiyor olmak, fikrin henüz yeterince iyi düşünülüp olgunlaştırılmadığına dair bir uyarı niteliği taşır.

5. Fikriniz sizin onu yaratmayı düşündüğünüzle aynı şekilde halihazırda mevcut mu?

Eğer benzer bir çözüm mevcutsa, sizinki nasıl farklılaşacak? Fikrinizi diğerlerinden farklı kılan faydalara ve özelliklere sahip değilseniz, yeni bir fikre ihtiyacınız olacak gibi görünüyor.

6. Potansiyel rakipleriniz kimler?

Rakiplerinizin olması kötü bir şey değil – bu ortada gerçek bir pazar olduğu anlamına gelir. Yine de aşırı kalabalık ya da tüketicilerin lider marka için güçlü bir sempati duyduğu bir pazarda algıyı kırmak ve rekabetin içine girmek daha zor olacağındanprojenize start verirseniz neyle yüzleşeceğinizi bilmek önemlidir.

Benim yaptığım gibi yatırımcı sunumunda rakiplerimiz kısmına “Twitter” da yazabilirsiniz.

7. Servis veya ürününüzün başkalarının kopyalamakta zorlanacağı özellikleri nelerdir?

İşe girişmeden önce sizi rakiplerinizden neyin ayırdığını çok net bir şekilde bilmeniz gerekiyor. Kara kaşınız, kara gözünüz burada hiç işe yaramayacak.

8. SWOT Analiz yaptınız mı?

Bu analiz fikrinizin sahip olduğu güçlü ve zayıf yönleri, fırsatları ve olası tehditleri anlamanıza yardımcı olur (Strengths/Weaknesses/Opportunities/Threats). Günün sonunda başarıya ne kadar yakın olduğunuza dair size fikir verecektir.

9.Bir iş kurmak ihtiyacınız olan çeşitli kaynaklara erişiminiz var mı?

Bir girişimde bulunmak için zengin olmanıza gerek yoktur ancak fikrinizin kapsamına bağlı olarak en azından belli bir süre yetecek zaman ve para birikimine ihtiyacınız olacak. Eğer ihtiyacınız olan her şeye erişim imkanınız yoksa, durumunuz değişene kadar bir girişimde bulunmasanız sizin için daha iyi olabilir.

10. Akıl danışabileceğiniz bir mentorunuz veya sektör danışmanınız var mı?

Yeni bir girişim yaparken tek başınıza işe dalmayı düşünebilirsiniz tabi ki, fakat aynı zamanda daha önce benzer bir girişimde bulunmuş diğer insanların görüşlerini ve tavsiyelerini almak sizi gereksiz harcamalar yapmaktan ve yanlış adımlar atmaktan korur.

11. Ürün veya servisinizden faydalanacak gerçek birileri var mı?

Bu, pazar araştırmasının başlangıcıdır. Kimlerin sizin fikrinize gerçekten ihtiyacı olduğunu düşünüyorsunuz? Genel bir profil ve demografik çoğu zaman yeterli olmaz, yani hedef alıcı profillerinizi (persona) kesin çizgilerle saptamak için vakit harcamalısınız.

12. Ürün veya servisinizin hitap ettiği pazarın büyüklüğü nedir?

Ne kadar büyük olduğunu bilmiyorsanız, önünüzde yapmanız gereken tonla angarya iş var demektir. Kaç insanın sizin fikrinize ihtiyacı olduğunu anlamak – yani kimlerin pamuk elleri cebe atacağını kestirmek – o fikrin uygulanabilir olup olmadığına karar vermenize yardımcı olur.

İlgili Yazı : Pazarınız Gerçekten Büyük mü? Yoksa Kendinizi mi Kandırıyorsunuz?

13. Feedback almak için potansiyel müşterilerinizle iletişim kurdunuz mu?

Parayı fikrinize gömmeden önce feedback almak, paranızı çöpe atmamak adına faydalı olacaktır. Nihayetinde, ne kadar iyi olduğunu düşünürseniz düşünün, insanlar gerçekten ihtiyaç duymadıkça, ürününüz veya servisiniz bir hiçtir. Başkalarının yorumlarını almak kimsenin istemeyeceği bir ürün veya servis yaratmanızı önler.

14. Bir tanıtım sayfası hazırlayıp, ilgilenen insanların daha fazla bilgi istemesini ve varsa bültenine kayıt olmasını sağlayabilir misiniz?

Bu, bir ürün veya servisin insanların ilgisini çekecek seviyede olup olmadığını test etmek için kolay ve ucuz bir yoldur. Eğer birçok insan tanıtım/test sayfanızla ilgileniyorsa doğru yoldasınız demektir, tebrikler. Milyorlar akmaya başladığında Kafa Tech ofisine bir uğrarsanız seviniriz!

15. Pazarı test etmek için Minimum Viable Product ortaya çıkarmanız ne kadar zamana ve paraya mal olur?

Birçok girişimcinin düştüğü yaygın hatalardan biri, bitmiş bir ürünü direkt olarak piyasaya sürmek zorunda hissetmeleridir. Ufak ufak başlamayı, nabız yoklamayı ve kervanı yolda düzmeyi düşünmelisiniz.

16. Bir proje şablonu veya test modeli ile hedef pazarınızdaki müşterilerden ön sipariş alabilir misiniz?

Ön siparişler müşterilerin ürün veya servisinizi gerçekten isteyip istemediğinin somut bir göstergesidir. Birilerinin, “aa güzel fikir” , “aa şahaneymiş” demesi ile, cüzdanından kredi kartını çıkarıp, “nerden alıyoruz?” demesi farklı şeylerdir. Ve ikinciyi yaptırabilen bir şeye sahipseniz, başarılı olma potansiyeliniz gerçekten yüksek demektir.

17. Üretmeyi düşündüğünüz ürünü gerçekten üretebiliyor musunuz ya da bunu yapabilecek bir ortağınız var mı?

Tahmin edebileceğiniz gibi, piyasaya sürmeden önce, ilk parti ürün veya servisi kimin üreteceğini ve bütçenizin bunu karşılamaya uygun olup olmadığını biliyor olmanız gerekir.

18. Girişiminizi ölçeklemenize yardımcı olarak dağıtıcı veya ortaklara sahip misiniz?

Gerçek müşterileriniz olduğu zaman talebi karşılamak için – talep yoksa da yaratın! – gerçek bir dağıtım planına ve organizasyonuna ihtiyacınız olur. Bunları gerçekleştirmek için yeterli paraya veya nitelikli çözüm ortaklarına erişiminiz var mı?

19. Ürün veya servisinizin kendisini kurtaracak kadar kazanması hatta kâr etmesi ne kadara mal olacak?

Bazı fikirler çok fazla peşin yatırıma ihtiyaç duyarken, bazıları da kolayca paraya dönüştürülebilir bir doğaya sahip olurlar. Sizinki çok fazla yatırıma ihtiyaç duyuyorsa ve size para kazandırması için zamana ihtiyacı varsa, finansal durumunuzu ve gündelik ihtiyaçlarınızı nasıl idare edeceğinizi planlamakta fayda vardır. Böylece ürün veya servisinizin “büyük patlamasını” beklerken, elinizde olan kaynakları verimli kullanmış olursunuz.

20. Yatırımcılar fikriniz üzerinden nasıl kâr edecek?

Birilerinin sizinle uzun bir yolculuğa çıkmasını ve büyümenize yardım etmesini istiyorsanız, onların bu işten karını bilmeniz ve onlara iyice anlatmanız gerekiyor.

Tüm bu sorulara cevap vermek size angarya gelebilir veya sizi demotive edebilir. Fakat hepsini cevaplamaya gayret göstermelisiniz, çünkü tüm cevaplara sahip olduğunuzda hem fikrinizi başkalarına (müşteriler dahil) anlatmanız daha kolay olur, hem de fikrinizin ne kadar uygulanabilir olduğuna dair daha iyi bir fikre sahip olursunuz. Ve o fikir de bu testleri geçerse, saldırın!

Geçemezse, fikrinizi çok seviyorsunuz biliyoruz ama, bazen zamandan kazanmak için veda etmek zorunda kalırız.

Kim bilir, belki de  “dünyayı değiştirecek olan” bir sonraki fikrinizdir.

 

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.