Girişimimiz başarılı olmayınca canımız sıkılıp Avusturalya’da sörf yapmaya gidemeyiz belki (bkz: Nick Woodman) ya da Zen budistlerinin peşine düşüp ruhsal arınmanın peşine düşemeyiz, eh en azından birçoğumuz yapamaz.

Fakat her düşünen ve üreten akıl gibi, biz de durduk yere ve alakasız bir yerde  – Türkler için bu genelde tuvalet olur – harika bir fikir üretebilir ve bunu bir girişime dönüştürebiliriz.

Bunu biraz aşka benzetiyorum, istersiniz, ararsınız, yırtınırsınız birine bağlanmak için, bir türlü olmaz. Sonra hiç olmadık bir anda, “istemiyorum” , “hazır değilim” gibi sözleri ağzınıza pelesenk ettiğiniz bir anda, o gelip sizi bulur.

İşte parlak girişim fikirleri, hayatta ne yapmak istediğinize dair net fikirler de bu şekilde gelir. Ansızın. Bunu, derin bir “ahaaaa…” nidası izler. “Kafamda ampul yandı” , “Zihnimde şimşek çaktı” da diyebilirsiniz.

Ve bu olduğunda, hayatta ne yapmak istediğinizi anlar, o düşünceye tutkuyla ve sımsıkı bağlanırsınız. Muazzam bir güç yaratırsınız farkında olmadan.

Ne derseniz deyin, ihtiyacınız olan böyle bir şey. Hayattan ne istediğini anlamak böyle bir şey.

Funders&Founders‘ın hazırladığı infografikte, girişim dünyasından tanıdığımız, başarılı adamların “aha!” anları derlenmiş. Birlikte bir göz atalım, bakalım ortak bir şeyler bulup “aa Steve Jobs gibiyim” , “aa Brad Pitt gibiyim” deyip gaza gelecek miyiz;

girisimci-uyanis-anlari

 

 

1 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.